PES ETME! SAVAŞ

Esrarengiz bir savaş veriyoruz farkında olmadan. Kimileri kan döküyor, kimileri ter... Her şekilde çaba ile şekillenen bir hayatımız var, hayatlarımız var. Korkmak ve yahut pes etmek bu iki kavram birbiriyle bütündür.

Bende korktum ve pes etmek istedim. Çoğu zaman gelen saçma bir hissiyatın kendisi değil mi bu his? Tüm güç ellerimizde... Her şeyi başarabiliriz, savaşabiliriz! Düşünsene nefes alıyorsun ve buradasın o halde bu korku niye? Bu bıkkınlık hissi, bu kayboluşlar niye?

Hayatlarımız zor kolay diyen de olmaz elbette lakin zorlukla baş edebilirsek işte o zaman bizi biz yapan değerlere ulaşır rahat ederiz. 

Bir düşünelim hiç bir mal varlığımız yok. Hiç bir ihtiyacımızı karşılayamayacak vaziyetteyiz. Elimiz kolumuz ve bacaklarımız yok! Kabullenip yeni bir arayışa mı gideriz yoksa pes edip ölümü mü bekleriz? 

Her iki şekilde de zaman geçiyorsa, kabullenip yeni yollar bulsak mutlu olsak fena mı olurdu? Neden çabalamak yerine sırf enerjimizi harcamamak adına pes ediyoruz ki? İşin aslı bu değil mi yoruldum kelimenin altında yatan o gizli his! Bizler aslında çabalamak istemiyoruz. Yorgunuz deyip bunu kast ediyoruz. 

Savaşmak enerji ister sorumluluk ister bu yüzden sorumluluklardan kaçmak ve insanın kendisini daha ve daha da aşağıya çekmesi aslında en büyük düşmanımızın kendimiz olduğunun kanıtı değil mi?

Varlığımızın gücüne erişelim! Mutlu olmak için savaşalım haklılık paylarımızı haksızlığımızla çarpmayalım! Gelin biz olalım... SAVAŞALIM!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk Yayın

İlk Davam: Kuyu Prensesi