Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kendine Yetmeli İnsan

İnsanlar ve insanlar işte ne denile bilir ki? Kimi insanlar var zorluk olur kimisi yol olur yardımcı olur! Herkes bir değil anlayacağın sen sen ol kimsenin pek de önemi yok... İnsan önce kendisine yardım etmesi lazım Çünkü bunca zorlukların en derin hissini ancak insanın kendisi hissedebilir.

Hiç kimse başkasını tam manasında anlayamaz tabi aynı yoldan geçmediyse. Yani gene kendi acısından yola çıkarak acını anlıyor değil mi? İnsanları gözünüzde büyütmeyin ve yola devam edin her zaman yanınızda bulunamaya bilirler.... Yanlış anlamayın değer bilmeyen birisi olun demiyorum size sadece başarınızı motivenizi başkalarına bağlayıp sürekli ondan ya da onlardan medet ummayın!

SİZ SİZE YETİN!

Anlam

Anlamlar yükleriz dünyaya. Sayısız defa yaptığımız hatalardan bir çoğunun bir tanesidir bu. Kırılmamızın ve üzülmemizin sebepleri arakasına saklanmış bir gerçektir bu. Nereden mi biliyorum?

Çoğu defa bir bakışa dahi kırıldığım oluyor. Anlamlar yükleyip cisimler, insanların ve yahut canlıların bu anlamları taşımasını bekliyoruz. Taşıyamadıkları zaman hayal kırıklığı can acımız oluyor. Farkında olmamız lazım ve idrakımızı keskinleştirip insanlara öyle anlamlar yüklememiz lazım diye düşünüyorum. Daha az acı ve daha az  hayal kırıklığı yaşamak adına bu şart gibi...

PES ETME! SAVAŞ

Esrarengiz bir savaş veriyoruz farkında olmadan. Kimileri kan döküyor, kimileri ter... Her şekilde çaba ile şekillenen bir hayatımız var, hayatlarımız var. Korkmak ve yahut pes etmek bu iki kavram birbiriyle bütündür.

Bende korktum ve pes etmek istedim. Çoğu zaman gelen saçma bir hissiyatın kendisi değil mi bu his? Tüm güç ellerimizde... Her şeyi başarabiliriz, savaşabiliriz! Düşünsene nefes alıyorsun ve buradasın o halde bu korku niye? Bu bıkkınlık hissi, bu kayboluşlar niye?
Hayatlarımız zor kolay diyen de olmaz elbette lakin zorlukla baş edebilirsek işte o zaman bizi biz yapan değerlere ulaşır rahat ederiz. 
Bir düşünelim hiç bir mal varlığımız yok. Hiç bir ihtiyacımızı karşılayamayacak vaziyetteyiz. Elimiz kolumuz ve bacaklarımız yok! Kabullenip yeni bir arayışa mı gideriz yoksa pes edip ölümü mü bekleriz? 
Her iki şekilde de zaman geçiyorsa, kabullenip yeni yollar bulsak mutlu olsak fena mı olurdu? Neden çabalamak yerine sırf enerjimizi harcamamak adına pes ediyoruz ki? İşin aslı…

İlk Davam: Kuyu Prensesi

Merhabalar. Yeni bir gün ve yeni bir başlangıç ne dersiniz? Aslında çok yorgunum. Lakin yazmak benim için vazgeçilmez olduğundan dolayı kendimi bilgisayarın başından alı koyamadım. Ruhumun dinlendiğini düşünüyorum. Sizler nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Yaz mevsimi yaklaştıkça, kışın vücudumuza verdiği uyuşukluğun gittiğini hissedeceğiz. En azından ben yavaş da olsa hissetmeye başladım.

Kuşların cıvıldaması,akşamdan yağan yağmurun çatılarda oluşturduğu birikintilerin usulca yer çekiminin etkisiyle yere düşmesinin çıkardığı ses. Her şey bir ahenkle hareket ederken kendimizi bu düzenden mahrum bırakmamalıyız. Şimdi size bu ahenkte ki yerimden bahsetmek istiyorum. Geçen ki yazımda da anlatmıştım ben wattpad'da kitaplarını yayınlayan 20 yaşında biriyim. Bazen sinirlerimi bozuyor bu durum neyse... (Sonra anlatacağım bunu.)

Asıl konumuza gelecek olursak. Yayının başlığından da anlayacağınız gibi kitabımı tanıtmak istiyorum size. İlk Davam: Kuyu Prensesi, gizem gerilim kategorisinde yazm…

İlk Yayın

Merhabalar ^^ Ben Tuğba. Uzun süredir( aslında o kadar da uzun sayılmaz.) wattpad adlı uygulamada yazarlık yapıyorum. Güzel kurgularımın olduğunu düşünüyorum ve tabiî ki kusursuz değilim. Burada hem muhabbet eder hem de kitaplarım hakkında konuşuruz diye düşünerekten açtım. Samimi sıcak bir ortam olsa güzel olmaz mı? Sadece kendi kitaplarım hakkında konuşmayı düşünmüyorum birçok kitap hakkında da muhabbet edebiliriz bence. Tamam, hadi hemen başlayalım demiyorum her şey zamanla! Pekâlâ, bu wattpad da ne? Diye soranlar olabilir hemen cevap vereyim: Acemi yazarların eserlerini yayınlamaya fırsat veren bir platform. Gerçekten harika bir durum bu! Lakin bunu hor kullanan kişi sayısı da az değil… (her neyse konumuz onlar değil.) Kendimi size tanıtayım. Üçüncü sınıftan bu yana (ilkokul) kalemi elinden düşmeyen şuan 20 yaşında bir yazar adayıyım. On bir yıl Adana Karataş da yaşadım ve inanın çok güzel bir sahili var. Umarım hala öyledir. Yedi yıl Osmaniye Kadirli de yaşadım çok güzel dostlukla…